25 Haziran 2016 Cumartesi

Hayatımdaki Üç Kadın!

Evet, Hayatınızda bazı kadınlara çok değer verin, verin ki şükürleriniz çoğalsın, sevinçleriniz paylaşılsın. Bu gün hayatımdaki üç önemli kadını anlatacağım size... 

Bana can veren, hayat veren, beni bu yaşa getiren ve hala nazımı çeken kadın, Annem! 

Güzel Annem! Ne uğraştı beni büyütürken, çok nazımı çekti çok... Küçüktüm, Çoçuktum. "Sus" dedim, sustu. "yap" dedim yaptı. Tabi bu doğru bir şey değildi. Ama hiç birine tek bir kelime bile etmedi. Annelik böyle bir şey sanırım. Annem, hiç bana "anne olunca anlarsın" gibi ithamlarda bulunmadı o yüzden de anlamadım onu sanırım. Hem çalış, hem iki çocuk ile ilgilen, hemde evin sorumluluklarını kaldır! Sanırım her yiğidin harcı değildi bunlar... Çalışmaya başlayınca anladım. Şimdi yaşadıklarını düşününce gözümde öyle büyüyor ki her şey... 
Neyse ki çok güçlü bir kadın var yanımda.. Kim mi?? Annem! İyi ki varsın Nanniş!

İlk gözlerimi açtığımda yanımda olan hatta 13 yaşıma kadar benimle uyuyan kadın, Efem'in güzel annesi, Halam! 

Tanem! Güzel Halam! Bir hala gibi değil de, bir arkadaş gibi o benim için... Okula gitmemek için saati ileri alıp annemi kaç kere kandırdık onunla... Hep ona gelinlik çizerdim. Hala "senin gelinliğin bu olacak derdim" Çocukluk işte... Asıl gelin olup gidince yaşadım boşluğunu, ev o kadar sessiz gelirdi ki hele o gittikten sonra yalnız yatmaya alışmak, biraz uzun sürdü. Geceleri yatmadan önce hikayeler anlatıp, karanlıkta gece lambasının ışığında gölge oyunları ile uyuturdu bizi... Katlanmış yorganların arasında hamburger yaparak oynardı bizim ile... Evimizin duvarında bir ördek resmi vardı. Saflığım o zamandan gelir. O resim için "Bu ördek benim küçüklüğüm... büyüyünce değiştim" derdi. Bende bunu hep yerdim. O zamanlar, gazeteler maket dağıtırdı. İşten gelirken onlardan alır, benim için keser, biçer... Evler, bebekler yapardı. Hiç üşenmezdi bizim ile oynarken... Akşam olsun da işten gelsin diye yolunu gözlerdim. Ben onunla çok güzel bir çocukluk geçirdim çok! İyi ki varsın... Efem'in güzel annesi!
Efe lafım sana! İlerde olur da bunu okursan bil ki çok iyi ve çok değerli bir kadının oğlusun ona layık ol... tamam mı!

Evet, 20'li yaşlardan sonra fikrimi, zikrimi değiştiren, bu zorlu yaşamda bana her şekilde destek veren kadın, Kim mi?? Şimdi size onu anlatacağım.
 
İşe başladığım ilk yıllardı. Karşımdaki masada çalışıyor. Bizim ofisin Müdür Yardımcısı ama benim gönlümün Müdürü! Herkese gülümser, yardımına koşar. Başta anlamazdım onun bu koşuşturmalarını, kendini yorduğunu düşünürdüm. Ama sonra anladım ki o böyle mutlu! O böyle davranmazsa, yaşayamaz sönüp gider biliyorum. O şimdi vazgeçilmezlerimden biri... Onu tanıdıktan sonra şükür'ü dualarımdan eksik etmez oldum. Çocukluğumda her duamda bir annem, bir de halam olurdu. Şimdi oda eklendi. İnsanlara tatlı dille yaklaşmanın hem kendi iç huzurunu dengelediğini hem de karşındaki insanda güzel etkiler bıraktığını, ve bunun her zaman işe yaradığını, Allah'ın senin önüne çıkardığı her şeye sitem değil de teşekkür etmenin daha güzel durumlarla karşılaşmanı sağladığını, ağızdan çıkan her olumsuz kelimenin gerçekleşebileceğini bu yüzden güzel kelimeler telaffuz edersen hayatındaki bazı durumların değişebileceğini, kısaca gülümsemenin hayattaki en güç verici şey olduğunu ben onda gördüm. Adını merak ediyorsunuz değil mi? İyi ki varsın Kuzum, Tümay Ablam!

Şimdi bu üç kadın da Allah ömür verdikçe hayatımın her köşesinde olacak. Evlilik hazırlıklarının vermiş olduğu tatlı telaşları onlarla yaşacağım. Düğünümde ayrılırken sadece onlara sarılırken ağlayacağım. Hamile kaldığımda evladımın tekmelemesini onlara dinleteceğim. Doğumumda onlar nazımı çekecek. Oğlum olursa sünnet düğününde karşılıklı oynayacağız. Kızım olursa cicili bicili elbiseleri onlarla seçeceğim ve hayatımda yaşacağım bütün güzellikleri onlarla yaşacağım. 

İyi ki varsınız hayatımdaki en değerli varlıklarım!














Hiç yorum yok:

Yorum Gönder